Ada

Uzay sonlu mudur, sonsuz mudur?

Sonuna ulaşılamayandır. bu sonu olmadığını göstermez. bir karınca için dünya sonsuzdur, peki bu dünyanın sonsuz olduğunu mu gösterir?

Doğuştan kör olan birine renkleri nasıl tarif ederdiniz? diyelim bir şekilde tarif ettiniz, o tarif doğuştan kör olan insanın, turkuaz bir okyanusun nasıl olacağını hayal edebilmesine, anlamlandırabilmesine, okyanusun dibindeki gözlere ziyafet çeken renk cümbüşüne dair görenlerle aynı ölçüde bir anlayışa sahip olabilmesini bekleyebilir misiniz?

Peki aynı durumu doğuştan sağır için düşünün.
Hem kör hem sağır için düşünün.

Şimdi genetik olarak hem kör hem sağırlardan oluşan bir topluluğu bir adaya koyun. bu topluluk, sadece koklama tatma ve duyu organlarıyla maddesel dünyayı algılasın, yorumlasın, bilimsel sonuçlara ulaşsın bakalım.

İşte biz de elimizde sadece üç boyut ile, kaç boyut olduğu dahi tartışmalı olan bir evreni anlamaya çalışıyoruz.

Üstelik adadaki halk, üç duyu organımın algılamadığı hiçbir şeye inanmam diyecek kadar bilim ve akıl aşığı. ışığa inanmıyor, olsa duyu organlarıyla algılardı. sese inanmıyor, gerçek olsa bilim insanları üç duyu organının algılayacağı şekilde ispatlardı.

Bu adada genetik anomali sonucu bir kişi gözleri ve kulağı sağlam doğdu. bu kişi diğerlerine güneşi, okyanusu, okyanusun enginliğini, kuş seslerini, su sesini, dalgaların kayalara çarpışını anlatsın bakalım. bilim aşığı ada halkı onu taşlamıyor mu?

Hah işte bu tam bir trajedidir. bilimin diktatörlüğünün gönüllü ve itaatkar kölelerinin trajedisi.

sonsuz mu dedin dostum? sen hiç evrenin tadına baktın mı?